Kültür - Sanat

Yedi İklim dergisi 400. sayısı ile raflarda

Sınırlar

Hazreti Âdem, cennette Havva annemiz ile mutlu mesut yaşarken ne oldu da dünyaya sürgün edildi? O koskoca cennet, o asude mekân yetmedi mi onlara? Allah, onlara o kocaman cennette “Şu ağaçtan yemeyin!” diyerek bir sınır koymuştu. Sayısız nimet içerisinde küçücük bir yasak, minicik bir sınır… Ancak insan, o sınırı aştı ve kendini bir anda dünyada buldu. Dünyaya gelmeseydi insan, hiçbir zaman belki de kendiliğini bulamayacak, olgun insan olamayacaktı. İnsanın hakiki anlamda insan olması için sürgün edilmesi gerekiyordu demek ki. Bu sürgünle beraber insanın sergüzeşti başlamış oldu.

O ağaç, kimilerine göre elma ağacıydı, kimilerine göre ağaç değil buğdaydı. Ali Şeriati, Dinler Tarihi’nde o yasaklı bitkinin asıl anlamının bilinç olduğunu söyler. Rollo May de benzer şekilde “hiçbir sınır olmasaydı, bilinç de olmazdı” der. Sınır; tabiatın, insanın ve sanatın yaratıcı gücünü ortaya koyan bir kavramdır. Rollo May, Yaratma Cesareti adlı kitabında, detaylı bir şekilde anlatır bu yaratma edimini, bir nehrin sınırlarını bulması için dağlarla kıyasıya mücadelesini ve sonuçta kendi kimliğini bulmasını. Bir nehir kendini bulmak için yıllarca akar ve sonunda Fırat olur. Dicle olur, Nil olur. İşte, bu akışın neticesinde artık sınırları belli olur, böylece kendi kimliğini bulur.

İnsan soyu olarak hepimiz kendi sınırlarımızı, sınırlarımızın ufkunu bulmak için, bilerek ya da bilmeyerek mücadele ediyoruz. Belki de hayatın anlamı, insanın sınırlarını aramasından ibarettir. Sınırlardaki katılık, zorluk arttıkça aslında bizim ufuk çizgilerimiz de biraz genişliyor. Bu mesele Mevlâna ile Şems arasında geçen “kap” meselesine benziyor. “Ben buyum” dediğimizde, “benim kabım, benim çapım bu” diyoruz biraz da. Oysa karşımıza katılıklar, zorluklar çıktıkça ve onları aştıkça kabımızın çok daha geniş olduğunu anlıyoruz. Kabımızı ve sınırlarımızı aşmak için sürekli mücadele etmek zorundayız. Karşımıza çıkan zorluklar, bizi biz yapan asıl unsurlardır. James Joyce, Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi’nde, İrlanda’daki din ve siyaset gibi sorunları ele alır. Bir papaz okulunda yaşadığı zorluklar ona muhteşem bir eser yazdırır. Sinema tarihinin en büyük üç yönetmeninden biri olan Bergman, babasıyla ve dinle yaşadığı sorunlardan hareketle sinema tarihinin en güzel filmlerini çeker. Edward Said; oryantalizm, entelektüel ve postkolonyalizm gibi bugünün pek mühim meselelerini ele alan bir düşünür ve aynı zamanda eleştirmendir. Said, kendi vatanından sürgün edilmiş bir yazardır. Bu sürgünlük olmasaydı, Said, bu meseleleri asla düşünmeyecekti. Bizler hiçbir zorluk görmeden gerçek anlamda olduğumuz kişi olamayız. Bu anlamda zorluklar aslında bizim nimetimiz değil midir?

Sınırlar, sanat ve edebiyat dünyası için de ayrı bir öneme sahiptir. Bin yıl boyunca aruz kalıpları içinde yazmak zorunda olan şairler, hem o kalıba riayet edip hem de yeni söz söylemişlerdir. Orada o sınırlar içinde söz söyleme mecburiyeti, daha oylumlu düşünmeyi ve ince mecazlar peşinde koşmayı beraberinde getirmiştir. Resim sanatı, renklerin; müzik ise notaların sınırları dâhilinde varlık bulur.

400. sayımızla karşınızdayız. 500. sayımızla da karşınızda olmayı temenni ediyoruz. Kendi sınırlarımızı zorlayarak bugüne geldik, sınırlarımızı yoklamayı sürdürüyoruz. Sınırlarımızı halka halka genişleterek asıl sınırımıza varacağız. Başkasının bize çizdiği sınırları değil, kendi gerçekliğimizi bilerek ve daima bize düşenin yolda olmak olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz.

Meselemiz, yolu bitirmek değil yolda olmaktır. Öleceksek de yolda ve O’nun yolunda ölmektir.

İçindekiler

1- Yedi iklim / Sınırlar

2- Hasan Aycın / Çizgi

3- Osman Bayraktar / Sezai Karakoç’un Medeniyet Perspektifi: Karşılaştırmalı Bir Bakış I

4- Münire Kevser Bas / Çözülme ve İnşâ: Toplumsal Dönüşüm ve Türk Edebiyatı -VI-

5- Nurettin Durman / Sorasım Geldi

6- Ümit Zeynep Kayabaş / Reproche -2

7- İsmail Kıllıoğlu / Vaktüzre [Günlükler]

8- Ethem Erdoğan / Teşekkür

9- Erkan Kara / Enfüs

10- Ömer Hatunoğlu / Namsız Nişansız Serazat

11- Ali Haydar Haksal / Belkıs ile Süleyman X

12- İshak Aslan / Fay Bana

13- Fatih Memiş / Sırrımın Sıradanlığı

14- Osman Koca / Se

15- İshak Aslan / Elif’ten Mim’e Âdem Morfolojisine Giriş

16- Yasemin Kuloğlu / Üzmebeni’ Gri

17- Sevgi Korkusuz / O Babaya Bir Şehir Besteleyin

18- Enes Mahir Yalım / Sana Güzel Diyemez Dilim

19- Abdullah Yalın Karadağ / Mücahit Gültekin ile Söyleşi: Teslim Olmamak

20- Victor Hugo / Madem ki Aşk Ayı Çeviri: Münteha Özdoğan /

Ayşe Altıntaş

21- Mehmet Yılmaz / Kazara Yaşananlar İçin İlk Yardım Çağrısı

22- İsmail Demirel Bir İşaret Dili Olarak Deprem

23- Uğurcan Güler / Pierre Loti’de Üç öğün Keder

24- Zeynep Hilal Özder / Çizgi

25- Imam Şafii / Divandan Şiirler: Ölüm Hayatın Değişmez

Gerçeğidir / Hayatım Bolluk ve Zorluktur / İnsanlarla Arkadaşlık

Tercüme: Dr. Ali Tülü / Abdülaziz Duman

26- Sevde Kahraman / Modernizmin Duası

27- Yusuf Emir Çulha / Milliyetçilik ve Yeniden Doğuş 2

28- Eren Buğdaycı / Ziyan

29- Murat Türkcan / Popüler Bir Puttur Şimdi Cesedi Sevdiğimin

30- Yunus Berk Üstün Devlet, Özgürlük ve Tiraplık

Kaynak

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
All Pages