İngiltere Türkiye’yle düzensiz göçü nasıl engelleyecek?

Alman basınında son çıkan haberlere göre bu şişme botların üretimi son yıllarda Çin’den Türkiye’ye kaymış durumda ve Fransa’ya ulaştırılması için de Almanya transit ülke olarak kullanılıyor. Almanya’da depolanan şişme botların Fransa ve Belçika’ya ulaştırıldığı ve ardından yasadışı göçmenlerin bu botlarla Manş Denizi’ni aşarak İngiltere topraklarına ulaştığı belirtiliyor.
Alman Federal Suç Dairesi de basında bu yönde çıkan haberleri ilkesel olarak doğruluyor.
Ruanda ile imzalanan anlaşma ile aynı mı?
Anlaşma ile ilgili en çok tartışılan konulardan birisi de İngiltere’nin Ruanda ile imzaladığı göç anlaşması ile ilgili yaşanan gelişmeler.
İngiltere’de belgesiz göçmenlerin Ruanda’ya gönderilmesini öngören “Yasa Dışı Göç Tasarısı” parlamentoda temmuz ayında kabul edilirken bu kapsamda Manş Denizi ve diğer yasadışı rotalar üzerinden gelenlerin sığınma talepleri yasaklanacak ve bu göçmenler Ruanda gibi üçüncü ülkelere transfer edilecek.
Ruanda anlaşmasının pek çok kesim tarafından tartışıldığı dönemde İngiltere’de iktidardaki Muhafazakâr Parti’de liderlik yarışı sırasında Liz Truss’ın Ruanda ile olan anlaşmanın benzerini Türkiye ile de yapmak istediği yazılmıştı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç ise bu tartışmalar ve basında çıkan haberler üzerine “Türkiye herhangi bir ülkenin sığınmacı kampı veya sınır muhafızı olmayacak, üçüncü ülkelerin uluslararası yükümlülüklerini hiçbir şekilde devralmayacaktır” demişti.
Ancak İngiltere ile söz konusu olan bu son anlaşma ile bu tartışmalar yeniden alevlendi.
DW Türkçe’nin konuştuğu İngiliz yetkililer, Ruanda ile varılan anlaşma ile kurulan paralelliği kabul etmeyerek Türkiye ile söz konusu olan anlaşmanın Ruanda ile olandan “tamamen farklı” olduğunu ve üçüncü ülke vatandaşlarını içermediğini belirtiyor.
Uzlaşı ile sadece İngiltere’ye yasadışı yollardan giren ve iltica talepleri kabul görmeyen Türkiye vatandaşlarının geri gönderilmesinin söz konusu olacağını belirten kaynaklar, “Üçüncü ülkelerden gelen yasadışı göçmenleri Türkiye’ye göndermek ya da Ruanda ile imzalanan anlaşmanın benzerini Türkiye ile yapmak gibi bir plan yok” diyor.
Türkiye’den diğer Avrupa ülkelerine olduğu gibi İngiltere’ye yapılan iltica başvuruları da son yıllarda artmış durumda. İngiltere resmi istatistiklerine göre bu yılın ilk yedi ayında bin 486 Türkiye vatandaşı Manş Denizi’ni şişme botla aşarak İngiltere’ye ulaştı. Türkiye’den gelen yasadışı göçmenlerin sayısı, Afganlardan sonra ikinci sırada.
Bu arada İngiltere ile yapılan mutabakatı AB ile imzalanan geri kabul anlaşmasına benzetenler de bulunuyor ancak İngiltere’ye göre bu iki durum da birbirinden farklı.
Muhalefet neden tepkili?
Ancak yapılan bu açıklamalar halen Türkiye’nin kapasitesinin üstünde bir göç sorunu ile mücadele etmekte olduğunu belirten kesimler ve muhalefet tarafından yeterli görülmeyerek, uzlaşının daha detaylı açıklanması talep ediliyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün sosyal medya hesabından bir dizi tweet paylaşarak iktidarın anlaşmaya dair tutumunu eleştirdi. Kılıçdaroğlu, hem anlaşmanın hem de Mükemmeliyet Merkezi’nin Türkiye tarafından değil de İngiltere tarafından duyurulmasını vahim bulduğunu belirterek, “Saray ve şürekâsına şunu söylemek isterim: Bu iş, beceremediğiniz, yapamadığınız ya da her ne sebeple olursa olsun başarısız olduğunuz bir konuda Türkiye’ye müdahale anlamına geliyor. Ne kadar süslü laflarla paketlenirse paketlensin sonuçta bu birilerinin iç sistemimize müdahalesidir” ifadelerini kullandı.



