Hikmet Goncalarından: ‘Ümmetimin hepsi de affa mazhardır, günahlarını aleni yapanlar müstesna!’


كُلُّ اُمَّت۪ى مُعٰاف۪ى الاَّ الْمُجٰاهِر۪ينَ وَاِنَّ مِنَ الْجِهٰارِ اَنْ يَعْمَلَ الرَّجُلُ بِاللَّيْلِ عَمَلاً ثُمَّ يُصْبِحُ وَقَدْ سَتَرَهُ اللهُ تَعَالٰى فَيَقُولَ عَمِلْتُ الْبٰارِحَةَ كَذٰا وَكَذٰا وَقَدْ بٰاتَ يَسْتُررُهُ رَبُّ وَيُصْبِحَ يَكْشِفُ سِتْرَاللهِ عَنْهُ
“Ümmetimin hepsi de affa mazhardır, günahlarını aleni yapanlar müstesna! Bir kişinin memnu bir işi geceleyin gizlice yapıp da Allah Teâlâ onu setretmişken sabahleyin kalkarak: ‘Ben dün gece şöyle şöyle yaptım’ demesi de günahı alenen yapmak kabilindendir. Rabb-i Kerimi onu geceleyin setrettiği hâlde o, Allah Teâlâ’nın bu setrettiğini sabahleyin kalkıp açığa vuruyor. Ne cüret!”
İzah:
Bir insana layık olan hiçbir veçhile günah işlememektir. Fakat beşeriyet hasebiyle bir günah işlerse bundan hemen tövbe etmelidir, bunu ona buna haber verip teşhir etmemelidir. Bu asla muvafık olmaz, bu büyük bir cürettir, bir hayâsızlıktır. Başkalarına fena nümune olmak nişanesidir. Dolayısıyla böyle bîedebâne hareket eden bir kimse, afvı ilâhiyeye lâik olamaz. Bu gibi cahilâne hareketlerden kaçınmalıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen bu eseri yazma amacını şu şekilde açıklar:
İktibas ettiğimiz bu beşyüz Hadis-i Şerif; bizim itikadımıza, ibadetlerimize, ahlâkiyatımıza, ictimai varlığımıza, ruhumuzun itilasına ait pek mükemmel birer rehber mahiyetinde bulunmaktadır. Bunlardan her biri bir hikmet ve hakikat gül goncalarıdır ki münkeşif oldukça bediî manzarasıyla, ruhanî letafetiyle bütün âfâkı tezyin ve tenvir eder.
Bizim âciz kalemimiz, bu yüksek hadislerin ihtiva ettiği hakikatleri layıkıyla keşf ve izaha müstait değildir. Biz ancak bu mübarek hadislerin mealleri ve bunlardan mülhem olabildiğim bir kısım İzahat ve mütaleatı kaydetmek ile iktifa etmiş bulunmaktayız.
Bununla beraber her Hadis-i Şerifin başlıca mehazlarına işaret olunmuştur. Bir kısım me’hazeler sarahaten gösterilmiş, bir kısım me’hazlere, nakillere de bir iki harf ile işaret edilmiştir.
Maamafih bu muazzam hadislerin izahı vesilesiyle bazı zihinleri işgal etmiş bululan bir kısım meselelerin hakikî mahiyeti, hikmet-i diniyesi hakkında mütaalalar serdedilmiş, bazı yanlış düşünceler mahsulü olup Diyanet-i İslâmiyeye mugayir birtakım yazıların da tashihi cihetine gidilmiştir.



