Ekonomi

‘Sürdürülebilir’ bir ekonomi modeli: Döngüsel ekonomi

Dünya nüfusu her geçen gün artarken ham madde ve gıda kaynaklarıysa azalıyor. Bu da ekonominin her alanında kaynakların daha etkin bir şekilde değerlendirildiği sürdürülebilir bir ekonomi modelini gerekli kılıyor. Dünyada ‘Circular Economy’ olarak bilinen Türkçe’yeyse ‘döngüsel ekonomi’ olarak çevrilen bu yeni ekonomi tipi üreticilere, sanayicilere sürdürülebilir bir ekonomi düzeni vaadediyor.

Dünyada yaygın olan lineer (doğrusal) ekonomilerde hammadde alınıp, işleniyor ve sürecin sonunda da atığa dönüşüyor. Döngüsel ekonomi endüstriyel üretimde geri dönüşümü esas alan bir model. Lineer modelin aksine döngüsel ekonomiler ‘al-yap-at’ sistemini benimsemez. Sürdürülebilir bir çerçeve sunan döngüsel ekonomide ‘azalt-yeniden kullan-dönüştür‘ (3R yöntemi; Reduce-Reuse-Recycle) prensibi esas alınıyor.


Döngüsel ekonomi için atıklar da bir tür ham maddedir. Kısaca bu model ekonomide kaynak kullanımını azaltmayı ve yeniden kullanımıysa maksimize etmeyi hedefliyor. Kaynak kullanımı bu ekonomi modelinde bir arabanın birden fazla kişi tarafından kullanılması veya Airbnb sistemindeki gibi bir evin sürekli ve dönüşümlü olarak paylaşılması şeklinde karşımıza çıkabilir.

Döngüsel ekonomi işlenmememiş hammadde ihtiyacının azaltırken yeniden dönüşümün de etkisiyle ekonomik büyümeyi arttırır. Sürdürülebilir ekonomik iş modelleri inovatif uygulamaları ve yeni iş kollarını beraberinde getirir. Sera gazlarındaki düşüş, atık kirliliğinin azalması, enerji verimliliğinin artması ve biyoçeşitliliğin korunmasıysa bu yeni modelin faydaları arasında gösterilebilir.

Tüketici hevesi eksikliği, altyapı problemleri, uluslararası tedarik zinciri sorunu, işletmelerin işbirliği kuramaması, uygun fiyat belirleme önündeki politik engeller nedeniyle döngüsel ekonomiye geçiş zor olsa da Avrupa Birliği (AB) bu konudaki çabalarını uzun süredir devam ettiriyor.

Türkiye’de mevzuatta

Avrupa Birliği (AB), yeşil ve rekabetçi düşük-karbon ekonomisine geçiş hedefi
doğrultusunda, ‘Döngüsel Ekonomi Paketi’ni, 2 Aralık 2015’te Avrupa Komisyonu’nda
kabul etti. AB aynı zamanda 2019’da benimsediği ‘Avrupa Yeşil Mutabakatı’yla 2050’ye kadar döngüsel ekonomiye geçerek iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybının durdurulmasını ve kirliliğin
azaltılmasını hedefliyor.

Türkiye’deyse Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığı kuruldu. Bakanlık Aralık 2020’de Çevre Kanunu’nda yaptığı değişiklikle ‘sıfır atık’ ve ‘döngüsel ekonomi’nin yaygınlaştırılması için adımlar atsa da sürüdürülebilir endüstriyel üretimi için yapılan çalışmalar sınırlı görünüyor.

Örneğin Avrupa’da Almanya, Polonya gibi ülkeler kömüre dayalı elektrik üretimini azaltırken Türkiye bu alanda 2024’ün ilk dört ayında ilk sıraya yükseldi. İklim Değişikliği Başkanlığı da 2023’te sera gazı emisyonunun yüzde 7,7 arttığını söylüyor. Bu veriler Türkiye’nin döngüsel ekonomi için daha çok adım atması gerektiğini gösteriyor.


Kaynak

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu