Getir’in kurucusu: BAE devlet fonu Mubadala haklarımıza çökmek istiyor

Getir’in kurucusu Nazım Salur ile büyük hissedar haline gelen Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) devlet fonu Mubadala arasında şirketin bölünmesi üzerine yapılan anlaşma çöktü.
Geçen yaz, Britanya’daki faaliyetlerini sonlandıran Getir’in yaklaşık 250 milyon dolarlık bir sermaye desteği karşılığında ikiye bölüneceği duyrulmuştu.
Türkiye’deki gıda ve market dağıtım operasyonlarında çoğunluk hissesinin Mubadala’ya ait olacağı ve Getir’in kurucusu Nazım Salur şirkette aktif rol almayacağı iddia ediliyordu.
Salur’un Getir Drive ve araç çağırma hizmeti veren BiTaksi dahil olmak üzere şirketin diğer varlıklarını yönetmesi bekleniyordu.
4 Eylül’de Getir’in nihai kontrolünü devralmak için Abu Dabi merkezli yatırım şirketi Mubadala, Rekabet Kurumu’na başvurmuştu.
27 Eylül’deyse Rekabet Kurumu Getir Perakende Lojistik AŞ’nin tek kontrolünün dolaylı olarak Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Mubadala Investment Company PJSC tarafından devralınması işlemine izin vermişti.
İzinle şirketin market ve yemek teslimatı işlerine ilişkin çoğunluk ve kontrol hissesinin söz konusu teşebbüs tarafından devralınması onaylanmıştı.
Getir’in e-ticaret ve mobilite gibi diğer işlerininse kontrolü kurucularda kalmaya devam ederken çoğunluk hisseleri de Nazım Salur, Serkan Borançılı ve Tuncay Tütek’e geçecekti.
Yeni yapıda Getir’in kurucularının azınlık hissesi market ve yemek teslimatı işinde sürecekti.
Diğer taraftan Salur dün X hesabından Mubadala’nın, ‘Getir’i ikiye bölmek için yaptığı anlaşmayı hukuksuzca yok saydığını’ ve yönetimi kendilerinde kalması gereken şirketleri kendi bünyesinde tuttuğunu iddia etti.
Salur, paylaşımında “Mubadala bizim haklarımıza çökmek istiyor” dedi.
Salur, Bloomberg HT‘de bugün yayınlanan röportajındaysa Mubadala ile anlaşmazlıklara değindi.
Salur röportajda Mubadala’nın Hollanda’da kurulu Getir NV adlı çatı şirketin dokuz kişilik yönetim kurulunu bildirim yapmadan topladığını belirtti.
Ayrıca muvazzalı görülen yedi yönetim kurulu üyesini de dışarda bırakarak, sadece iki bağımsız yönetim kurulu üyesiyle bölünme kararını değiştirdiğini, 19 Ocakta yapılacak imtiyazlı hissedarların katılacağı olağanüstü genel kurul toplantısının bu kararın geçerliliğini onama ya da ret için belirleyici olacağını bildirdi.
Mubadala, Bloomberg ve Reuters ajanslarına ‘Haziranda yapılan anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmede görülen eksiklik nedeniyle, alternatif bir planın devreye sokulacağını’ söylemişti.
Salur, anlaşmazlıkla ilgili şunları söyledi:
* Biz Haziran 2024’te Mubadala ile hem Getir’in bir yeniden yapılanmasını sağlayan belli pazarlardan çekilmesini içeren hem de Türkiye’ye odaklanacak yeni kaynak yaratacak bir anlaşma yaptık. Bu Türkiye’deki işlerin de aramızda bölüşüleceği ama aynı aplikasyonda müşteriye hizmet verileceği bir anlaşma idi. Bu anlaşma çerçevesinde belli şirketlerin ya büyük çoğunluk hisseleri ya tamamen hisseleri veya yönetim hakları bizde olacaktı.
* Biz azınlık hissedarı olarak Getir’de kalmaya devam edecektik. Getir’in ana işleri dediğimiz ilk başlattığı işler; market işleri, yemek işi, Getir Çarşı işi, Getir Su işi ise Mubadala’nın yönetiminde kalacaktı. Bu anlaşma çerçevesinde de bu anlaşma Ağustos sonuna kadar da detaylarıyla finalize edilecekti.
* Sunulan gerekçe ile gerçek arasında büyük farklar var. Sunulan gerekçe şirkete para lazım yine. ‘Biz vermezsek şirket zora girer.’ Dolayısıyla bağımsız iki tane yönetim kurulu üyesi var orada. Tabii ne kadar bağımsız şöyle diyeyim. Bir tanesi Alix Partners diye bir şirketin temsilcisi. Bu şirket ayda 1,4 milyon pound fatura kesiyor Getir’e. Bu şirketi Mubadala getirdi. Bizim getirdiğimiz bir şirket değil. Garantörlüğünü de Mubadala yapıyor.
* Ayda 1.4 milyon dolar Mubadala vasıtası ile kazanan bir parantez içinde bağımsız üye ve bir tane daha bağımsız üye var. Dokuz üyeli bir yönetim kurulunda sadece o iki üyenin toplanarak aldığı karar neticesinde bir genel kurul çağrısı yapıldı. Pazar günü bu genel kurul Hollanda’da yapılacak.
* Bizim bunun yöntemiyle falan ilgili başka şeylerle ilgili bir sürü hukuki itirazımız var. Gerekli girişimleri yaptık. Bu davalar Hollanda hukuku, Türk hukuku ve İngiliz hukukunu ilgilendiriyor. Bu üç ülkede de gerekli hukuki ekiplerimiz var. Daha önceden de vardı. Bu işe özel yeni arkadaşları da ekledik. Burada hakkımızı yedirmemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
* Dokuz kişilik yönetim kurulunda iki kişiyle mi karar alınıyor? İki kişiyle karar alınıyor. Toplantı bize haber verilmedi. Bir sürü şey var. Orada işte hukuki olarak tabi Hollanda hukukuna göre orada itirazlarımızı yapıyoruz. Bugün size çok detaylı başka bilgi verecek durumda değilim.
* Bazı bilgileri de yanlış hiçbir şey vermek istemiyorum. Çünkü yanımda şu anda hukukçu ekibim yok. Sizle görüşürken. Bunlar kayda geçiyor. Yayınlanıyor sonra. Yanlış bir şey vermek istemem. Ama eğer haklarımız verilmezse, yani burada daha evvel yaptığımız yani bütün buradaki bu kavganın ana nedeni daha evvel anlaştığımız konudaki bizim haklarımızın yerine getirilmesi. Başka bir şey değil.



