Erkin Koray’ın ölmeden 8 ay önceki ses kaydı yayınlandı!

Anadolu rock müziğin efsane ismi Erkin Koray, Kanada’nın Toronto kentinde kaldırıldığı hastanede 82 yaşında hayata veda etmişti. Erkin Koray’ın vefatından 8 ay önce kaydettiği ses kaydı ortaya çıktı. Koray’ın sevenlerini uyardığı konuşması gündem oldu.
Türk rock müziği denilince akla ilk gelen isimlerden Erkin Koray, uzun yıllardır yaşadığı Kanada’nın Toronto şehrinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Hafızalara kazınan şarkılarıyla Türk rock müziğine damga vuran Erkin Koray, 82 yaşındaydı.
Kızı Damla Koray, babasının ölüm haberini sanatçının Instagram hesabından duygusal bir mesajla duyurmuştu:
“Ben kızın ve seni baba deyip bağrına basan canlar, güzel enerjimizi, sevgimizi, saygımızı ve alkışlarımızı senden bir gün bile eksik etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz.”
“Eserlerin dilimizde, aşkın kalbimizde yaşayacak, daima ve ilelebet. Dilerim bu dünyada bulamadığın barış ve huzuru başka bir dünyada bulursun. Doğrusu hiç şaşmayan, tanıdığım en sağlam adam; Anadolu rockın mucidi, sevgili babam…”
“Benim için yaptıklarına minnettarım. Ne desem hakkını vermiş olmam. Eminim ‘senin çocuklar’ da ülkelerini, kültürlerini ve onlara layık gördüğün cumhuriyeti ileri götürmek adına yaptıklarına her zaman minnettar kalacaktır. Hakkını helal et.”
SEVENLERİNİ UYARDIĞI KONUŞMASINI YAYINLANDI
Koray’ın vefatından 8 ay önce kayda aldığı konuşması Youtube’da yayınlandı. Korsan yayınlara ve yayıncılığa ateş püsküren Koray, sevenlerini bu plakları almamaları konusunda uyardı.
‘KIZIM BUNLARIN HEPSİNİ SİZE VERECEK’
Erkin Koray’ın açıklaması şöyle:
“Merhaba bizim çocuklar… Büyük de olsalar bizim çocuklar… Bunun adı böyle. Bin yaşına da gelsek, beraber olacağımız bizim çocuklar. Size önemli bir mesajım var. Bu konu çok oldu artık, biliyorum.”
“Biz bıktık ama onlar bıkmadılar. Sülük gibi mübarekler. Neyse ben son olarak size şunları söyleyeyim, konuyu kapatayım. Çoktandır ‘artık bu sondur’ diye bekliyorum ama bu çapulculuğun ardı arkası kesilmedi. Aşağı yukarı son 10 yıldır bir takım firmalar plaklarımı basıp duruyorlar.”
“Benim iznim yok, ruhsatsız. Ne şekilde alındığı belli olmayan bandrollerle plak kapağını bile kendi suratlarına benzetmişler. İşe bak. Yapmışsınız saçma sapan bir şey, bırakın hiç olmazsa plak kapağını ben seçeyim.”
“Hadi diyelim ki piyasaya böyle çıkardılar, bari bir şeye benzeseler. İçeriği saçma sapan değiştirilmiş, ucuza mal etmek için de kalitesiz basılmış plaklar… Bu yetkisiz adamlar şarkıların üzerinde oynaya oynaya ellerinde kaliteli kayıt da kalmadı zaten.”
“İşe bak, memleketin haline bak. Üzülmemek elde değil maalesef. İçine ettiniz ulan güzelim memleketin. Allahsızlar! Ama kazandığım davalar, bir takım kişilerin hiçe saydığı davalar bunların dosyaları kasamda duruyor. Kaybolmadılar yani… Eserlerin ise orijinalleri ve daha piyasaya çıkmamış nice tertemiz stüdyo kayıtları bende mevcut.”
“Bu güzel ülkeye hukuk ve adalet geldiği gün; hepsini size vereceğim. Size sözümdür. Önlemimi de aldım merak etmeyin. Ben olmasam da kızım bunların hepsini size verecek. Dava dosyalarım da onda tabii. Onlar bir köşede dursun.”
“Gün ola, harman ola’ demiş erenler… Boşuna söylememişlerdir. Hepinizin gözlerinden öperim. Bir gün bu parazitlerden mutlaka kurtulacağız. O güne kadar sağlıcakla kalın. Selam ve sevgilerimle… Almayın bu ‘Erkin Koray plakları’ adı altında çıkardıkları çöpleri…”
ERKİN KORAY HAKKINDA
Şarkıları 7’den 70’e hemen tüm müzikseverlerce neredeyse ezbere bilinen, herkesin ‘Erkin Baba’sı Erkin Koray, 24 Haziran 1941’de İstanbul’da doğdu.
İstanbul Belediye Konservatuvarında piyano öğretmeni annesinden aldığı derslerle başladığı müzik yaşamında, daha 1950’li yıllarda Alman Lisesi öğrencisiyken kurduğu dört kişilik grubuyla salonların altını üstüne getirdi. 60’lı yıllarda okuldan mezun olu askerliğini yaptıktan sonra Hard Rock tarzı müziğiyle gittiği ortamları sarstı.
70’li yılların başında, Ritmciler”den sonra kurduğu ikinci grubu ”Yeraltı Dörtlüsü” ile çıkardıkları albümlerin her biriyle ”yer altını yer üstüne çeviren” Erkin Koray, başarıdan başarıya koşarken bir anda yurt dışına gitmiş ve orada yabancı müzisyenlerle kurdukları gruplarla İngilizce şarkılar söylemiştir. 80’li yılların başında ülkesine dönmüştür.
1969 yılında kurduğu Yeraltı Dörtlüsü adlı grubu ile Türkiye’de underground müzik akımının öncüsü oldu. Grupta Erkin Koray’ın yanında davulda Sedat Avcı, ikinci gitarda Ataman Hakman ve bas gitarda Aydın Buyar Şencan yer alıyordu.
Grup, ilk konserini Ocak 1970’te İstanbul Kent Sineması’nda verdi.
Bu konserin ilk bölümünde Cream, Jethro Tull ve Pink Floyd gibi dönemin ünlü rock gruplarının şarkılarını yorumlarken ikinci bölümünde bu rock soundunu Koray’ın kendi şarkılarına uyguladılar. Grup, özellikle 1970 yılında bir sürü eser verdi.
Beraber aynı evde yaşayan dörtlü, Erkin Koray ve Yeraltı Dörtlüsü olarak 1970’te Radyo İstanbul’da Sana Bir Şeyler Olmuş şarkısını çaldı. Grup, bir süre kendilerine özgün soundları ile Gün Doğmuyor, Gel Bak Ne Söylicem, Meçhul, İstemem gibi underground ve psychedelic rock türü şarkıları Türkiye’ye tanıttılar. Ancak grup, Koray’ın 1971’de Avrupa’ya gitme kararı sonrası dağıldı.
Mayıs 1971’de Erkin Koray, Hey dergisinde çalışan dostu Arda Uskan ile Cannes Film Festivali’ne gitti. Burada John Lennon ve Yoko Ono’nun yarattığı kısa film Apotheosis’i canlı izledi ve filmin sonunda Koray, gösterime katılan Lennon ile konuşup bir görüşme ayarladı.
Bir gün sonra Koray ve Uskan, Lennon ve Ono ile görüştü. Bu görüşmede Koray, Lennon’a yeni şarkısı Mesafeler’i dinletmiştir. Şarkıyı dinleyen Lennon, kendisine Avrupa’da kalmasını teklif etse de, Koray bu teklifi kabul etmemiştir. 1971 yılının yazı biterken Türkiye’ye dönen Erkin Koray, Super Group adını verdiği yeni bir grup kurdu. Burada da Sedat Avcı ile çalışan Koray, bas gitara ise Almanya’da tanıştığı Jerzy Ziembrowski’yi getirdi. Grup, underground ve psychedelic bir müzik yapacağını açıkladı.
Grup, Yağmur ve Sen Yoksun Diye şarkılarını kaydedip dağıldı. Ağustos 1972’de Bunalımlar grubundan gitarist Aydın Cakus ve baterist Nur Yenal’ın yanına genç bas gitarist Özkan Uğur’u alarak Ter grubunu kuran Koray, bu grupla Kasım ayında ‘Hor Görme Garibi / Züleyha’ 45’liğini çıkardı.
Daha sonrasında, Ankara’da on beş bin kişinin katıldığı bir konserin ortasında Koray’ın gitarının telinin kopması sonrası Koray sahneden ayrıldı ve bu hadise sonrası grup ile iletişimi kopararak bir daha onlarla çalmadı.
Bu grup denemeleri sonrasında Koray, genellikle solo çalışmalar yapıp Türkiye’deki müzik listelerinde üst sıralarda yer alan klasikleşmiş birçok esere imza attı. 1973’te birkaç sene önce Lennon’a çaldığı ‘Mesafeler’ 45’lik olarak yayınlandı.
Arka yüzünde ‘Silinmeyen Hatıralar’ şarkısının yer aldığı çalışmada Koray’a, davulda Sedat Avcı’nın yanı sıra elektro gitarda Attila Ertem ve bas gitarda Mehmet Tiber destek verdi. Bu sırada Koray, 19 Ekim 1973’te Müge Duruman ile evlendi.
1974 yılı ise Koray’ın en başarılı yıllarından biri oldu. Bu dönemde Şaşkın / Eyvah, Krallar / Dost Acı Söyler ve Feshupanallah / Komşu Kızı 45’liklerini çıkaran Koray’a bateride Nihat Örerel, bas gitarda da Rauf Ülgün eşlik etti.
Krallar, plağının kapağında kendi çizimini kullanan Koray, Feshupanallah’ın kapağında ise yüzü boyalı bir halde yer alıyordu. Bu dönemde Koray, Nazilli Saray Sinemasında bir konser verdi ve baterist Örerel, bu konserin bu konseri mono kayıt ile kaydetti.
Erkin Koray, 1982’de Benden Sana albümünü yayınladı. Albümün bir kısmını Almanya’da Köln ve Hamburg’da kaydederken bir kısmını da İstanbul’da kaydetti. Albümde Koray’a, Haluk Taşoğlu ve Sedat Avcı’nın yanı sıra Hint müzisyen Harpal Singh de destek verdi.
Türkiye’ye kesin dönüşünün ardından, ailevi sorunlarından dolayı kendisi için pek verimli geçmeyen 1985-1990 yılları arasında belki en çok bilinen çalışması olan Çöpçüler ile büyük bir çıkış yaptı. Çöpçüler’in de yer aldığı Ceylan albümü 1985’te yayınlandı. Albümde Erkin Koray, davul dışında tüm enstrümanları kendi çalmıştı. Bu dönemde, devrin modasına uyarak piyanist-şarkıcı olarak bir restoranda müzik yapmaya başladı.
1990’da yayınladığı Tamam Artık albümünden sonra bir sessizlik ve plak şirketlerine küskünlük dönemine giren sanatçı, 1991’de Tek Başına Konser adlı konser kayıtlarından oluşan dışında albüm çalışmalarına ara verdi.
1996 yılına kadar süren bu sessizlik, iddialı ve görece yüksek bütçeli Gün Ola Harman Ola albümü ile bozuldu. Büyük satış başarısı göstermeyen ancak eleştirmenlerce olumlu eleştiriler alan bu çalışmayı, 1999 yılında yayımlanan yeni şarkılarının yanında eski şarkılarının da yeni düzenlerinin bulunduğu Devlerin Nefesi adlı son albümü takip etmiştir.



