Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Tarımdaki gelişmeler makro istikrarımız açısından önemli – Son Dakika Ekonomi Haberleri

Sürdürülebilirlik, verimlilik, kayıtlılık, kalite ve sektöre yatırımın son derece kıymetli başlıklar olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şunları kaydetti:
“İnsan, bitki ve hayvan sağlığının aslında birbirleriyle bir bütünlük arz ettiğini, aralarında bir etkileşim olduğunu arkadaşlarımız gayet güzel anlattılar. Sağlıklı beslenemeyen insanların, sağlıklı olması beklenemez. Hayvan sağlığı, bitki sağlığı ve insan sağlığı birbiriyle ilişkili. Bu çerçevede yapılması gerekenler arasında, aşı ve ilaç konuları gündemimize geldi. İlaç konusunda ülkemizin artık belli bir yere geldiğini, kendine yeter halde olduğunu, daha fazla AR-GE, ruhsatlandırma gibi çalışmalarla, ihracatla güçlenmesi gerektiği üzerinde duruldu. Bir taraftan da aşı konusunda, kendi aşılarımızı üretme meselesi tartışıldı. Kanatlılar başta olmak üzere, belli alanlarda kendi aşılarımızı geliştirme noktasında, Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının birlikte bir çalışma yapma iradesi ifade edildi. Sektörün beklentisine dönük, bu anlamda önemli bir inisiyatifin önümüzdeki günlerde ortaya konacağını ifade edebiliriz.
Her alanda olduğu gibi, tarım alanında da araştırma geliştirmenin son derece önemli olduğunu, teknolojinin ve takibinin son derece önemli olduğunu bu vesileyle bir kez daha görmüş olduk. Diğer taraftan kayıt dışılıkla mücadele konusu, tarımdaki istihdamın kayıtlı bir şekilde yapılması başta olmak üzere kayıt dışılıkla mücadele ve tarımsal istatistiklerimizin kalitesini artırma, yine tarımda envanter çalışmaları gerçekleştirme konuları gündemimizi yine işgal etti. Bu çerçevede, ‘ölçemediğimiz şeyi yönetemeyiz’ anlayışının altının çizilmesi gerekiyor.”
TARIMDAKİ GENÇ NÜFUS
Genç nüfusun tarım alanına daha fazla girmesi, kadınların da bu alanda daha fazla aktif olmasının önemi üzerinde durulduğunu aktaran Yılmaz, kayıtlı, sigortalı ve eğitimli bir şekilde gençlerin bu sürece dahil olmasının tarımdaki kalite ve verimliliğinin artması bakımından da son derece kıymetli olduğunu kaydetti.
Yılmaz, “Kent, köy, şehir ayrımının ötesinde, özellikle şehirlerin çeperlerinde şehirle ulaşım, iletişim açısından son derece entegre alanlarda, genç nüfusun hem şehir hayatının sosyal ortamını yaşaması hem de tarım sektörü içinde girişimci ve üretici olması gayet mümkün, bunu sağladığımız zaman genç nüfusun çok daha güçlü bir şekilde tarımda yerini alacağını düşünüyorum.” dedi.
Tarım desteklerinin, üretime destek şeklinde anlaşılması gerektiğine değinen Yılmaz, bu destekleri belli alanlara odaklayarak sade ve idari olarak yürütülmesinin daha kolay olacağını bildirdi.
Su konusunun kritik bir unsur olduğuna işaret eden Yılmaz, “Dünyada da küresel ısınmayla birlikte su konusunda çok daha sıkıntılı bir dönem tüm dünyayı bekliyor. Dolayısıyla suyu çok verimli kullanmak durumundayız. Suyun israfından kaçınmak durumundayız. Yeri geldiğinde, su varlığına göre bitki desenini şekillendirmek durumundayız. Dolayısıyla tarımsal desteklerde de suyun çok önemli bir parametre olması gerektiği noktasında genel bir karar olduğunu söyleyebilirim.” şeklinde konuştu.
“ESAS OLAN ÜRETİCİYLE TÜKETİCİ ARASINDAKİ MESAFEYİ DARALTMAK”
Özellikle sertifikalı tohum ve ruhsatlandırma konularının daha da ileriye taşınmasını gerektiğini aktaran Yılmaz, Türkiye’nin ihracatçı konumunun daha fazla pekiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Esas olan, üreticiyle tüketici arasındaki mesafeyi daraltmak, aracılık ve girdi maliyetlerini düşürmek.” diyen Yılmaz, tarımda, kamu ve özel sektörün lisanslı depolama kapasitesinin daha fazla geliştirilmesi gerektiğini hatırlattı.
Cevdet Yılmaz, konuşmasının sonunda, toplam kamu yatırımları içinde, sulamaya daha fazla önem ve öncelik vereceklerini bildirerek, “Türkiye Yüzyılı, aynı zamanda tarımda da yeni hamlelerin, yeni mesafelerin yüzyılı olacaktır. Halkımızın sağlıklı, güvenli, kaliteli bir şekilde beslenmesinde, uygun maliyetlerle beslenmesinde, ülkemizin bu konularda daha fazla döviz kazanmasında, gelir elde etmesinde de bütün bu tartışmaların, fikirlerin mutlaka kıymetli katkıları olacaktır diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.



