Lgs maratonundan devam eden hayat maratonuna…


Ağustos 2022’de Lgs annesi oldum. Nasıl olunacağına dair en ufak bir fikrim bile yokken…
Zaman hızla akıp gitti ve LGS bitti. Hem öğrencilere hem de biz velilere geçmiş olsun.
Geçmişte öğrenciyken ve bu sınav stresini iliklerimizde hissederken, bir sınav ülkesi olduğumuzu idrak edememişken “bir gün anne baba olursam asla çocuğuma sınav stresi yaşatmayacağım, onun bunu yaşamasına izin vermeyeceğim’’ diye kendimize verdiğimiz sözleri unutarak şimdi kat be kat fazlasını çocuklarımıza yaşattık mı acaba?
Geçenlerde Aamir Khan’ın o muhteşem filmini bir kez daha seyrettim ve ebeveyn olarak eksikliklerimizi ve çocuklarımıza karşı empatiden ne kadar yoksun olduğumuzu bir kez daha gördüm.
Filmin adı 3 ahmak yani 3 idiots. Hindistan’ın en önemli okullarından birinde mühendislik okuyan ve aynı yurtta kalan 3 öğrencinin hikayesi.
Filmde o kadar mükemmel replikler var ki:
– Gençliğimizde hayatın bir yarış olduğuna bizi inandırdılar. Yeterince hızlı koşamayanlar, arkadan gelenler tarafından ezilir ve yarış dışı kalır. Doğmak için bile 300 milyon spermle yarışmamız gerekmedi mi?
– Guguk kuşu asla kendi yuvasını yapmaz. Diğer kuş yuvalarına yumurta bırakır. Peki, yavruları dünyaya geldiğinde ilk olarak ne yapar? Diğer yumurtaları yuvadan atarlar. Rekabet daha başlamadan bitti.
– Aya ilk ayak basan insan kimdi? Belli ki Neil Armstrong. Bunu hepimiz biliyoruz ama ikinci adam kimdi? Zamanını boşa harcama. Önemli değil. Hiç kimse ikinci gelen adamı hatırlamıyor.
Ve filmin baş kahramanı Rancho’nun strese girdiğinde ve başarısızlık korkusu benliğini ele geçirdiğinde Aaal iz vell yani All is well (Her şey güzel olacak) diyerek kendini telkin etmeye çalışması filmin en can alıcı repliği.
Acaba gerçekten çocuklarımız için mi endişeleniyoruz yoksa kendi başarısızlığımızı bastırmak için mi? Ya da biz mükemmel bir eğitim sonrası kariyerimize başlarken çocuğumuz bize layık olamazsa endişesi mi taşıyoruz?
“Doğru” okul, çocukların akademik, sosyal ve duygusal becerilerini geliştirir, çeşitli sınıf arkadaşlarını ve potansiyel arkadaşları bir araya getirir ve çocukları daha sonra iş dünyasına hazırlamaya yardımcı olur. Bu nedenle, pek çok ebeveynin çocuklarının hangi okula gideceği konusunda söz sahibi olmak istemesi ve bir okul seçmek için zaman ve kaynak ayırmaya hazır olması hiç de şaşırtıcı değil. Aile, arkadaşlar ve komşularla konuşmaktan ve incelemeler ve sıralamalar için internette gezinmekten, okulları ziyaret etmeye kadar birçok ebeveyn, çocuklarının mümkün olan en iyi okula yerleştirildiğini görmek için fazladan yol kat etmeye hazır.
Ama çocuklarımız ne istiyor?
Her çocuk kendine özel, hep böyle düşündüm. Diğer çocuklara göre değil kendi çocuklarımızın fıtratına göre ilerlemek en doğrusu.
Herkesin bu süreçte yanında ve destekçisi olan pek çok isim vardır. Onlara teşekkürü hatırlatmak için ben de birkaç teşekkür etmek istiyorum.
Bu süreçte yolumuzu aydınlatan Sevgili Mentörümüz Rasim Girgin’e
Bir öğrencinin ve dahi ailesinin karşılaşabileceği en harika öğretmen olan matematik öğretmenimiz Muaz Aksoy’a çok teşekkür ederim. Emekleri çok büyük.
26 Haziran’da sonuçlar açıklanacak diye duyurulmuştu ama 23 Haziran’da sonuçlar açıklandı. Şimdi bambaşka bir serüven başlıyor; umuyorum ki, bu yolun sonu tüm çocuklarımız için ve hayırlı olur ve huzurlu hissedecekleri yerlere varır.
Ve her çocuk şunu bilmeli, bilmek yetmez hissetmeli; dünya yaratıldığı günden bugüne evlat sevgisini değiştirebilecek herhangi bir sınav yok.
Seni yaratan Rabbime şükürler olsun kızım.



