Yeryüzünde ayakta kalmış tek Bizans sarayı


Bilenler bilir Fatih’in Edirnekapısı, şehre kuzeyden girecek olanların destur alıp girdikleri ve “Dur ey yolcu girmekte olduğun şehir, üç imparatorluğun varisi, Doğu’nun ve Batı’nın incisi, iki kıtanın birleştiği yerde Allah’ın bir mucizesi olan Şehr-i İstanbul’dur.” dedirten görkemli Theodosius Surlarıyla çepeçevre sarılı olmasıyla dikkatleri celb eder. İşte bu surlara bitişik olarak inşa edilmiş Tekfur Sarayı, Blakhernai Sarayı kompleksinin parçalarından biridir ve klasik Roma saray yapısının İstanbul’daki tek örneği olarak çağlar ötesinden taşıdığı tarihi mesajın ağırlığıyla yükselir.
Sarayın Bizanslı geçmişi hakkında fazlaca malumatımız olmasa da sevgili paleologlar tarafından XIII. ve XIV. yüzyıllarda yaptırıldığı tahmin edilmiştir ve Haçlı seferleri sırasında el izleri çoktan silinmiş olsa da Bizans imparatorlarının ikametgâhı olmasından mütevellit saray ahalisinin bir küçük sevdiceği olarak çeşitli mimari özelliklerinden dolayı X. veya XI. yüzyılda inşa edildiği yönünde tevatürler de mevcuttur. Öyle ya da böyle burası özellikle Doğu Roma’nın son ihtişamlı devrinde imparatorlar tarafından kullanılan saraylar arasında “biricik” olma hususiyetini korumaktadır.



